12 Temmuz 2013 Cuma

Ben sustum...

Ben seni çok istedim imtihanım oldun. 
"Kimi benden çok severseniz onu sizden alırız" Kelamını işittim itaat ettim.
İmtihanım sen olma diye beceremedim seni istememeyi.
Özlemekten korktum, özlemim oldun. Hasretten korktum, hasretim oldun.
İçinde sen geçen bütün cümleleri ezber ettim.
Sevgi adına kullanılabilecek bütün mecazları üstüme aldım.
Kalbimin incelmesiydin, yüreğimin güzellikleri tatması ve tanımasına sebebimdin.
Ben senin resmine bile bakarken Besmele çekiyorum.
Her insanın hayatta korktuğu birşeyi vardır. Benim en çok korktuğum sensizliktir.
Ben hep sensizlikten korktukça çok sevdim. İmtihanım oldun.
Tek tesellim Ezan sesi oldu, sessizliğinden sonra.
Şimdi Hoca ne zaman "Allahu Ekber" dese, -Evet diyorum, Allah büyük.
"Seven sevdiği ile haşr olacak" diyen o sevgilinin sözleri benim tesellim.
Sessizliğimin çığlıkları yükseliyor geceye. Yar duymazsan Yaradan duysun diye.
Sustum "Vav" namına sustum. Ey nidalım bir elif sun aşka.
Ben seninle dalga olurum. Kavuşmak derdiyle yorgundur çırpınışlarım.
Ben seninle balık olurum. Sana varmak iddiasındadır derinlere dalışlarım.
Ben seninle ben olurum. Beni bana yâr edersin.
Âh birde son bulsa şu bir başıma kalışlarım!
Anlatmak istediğim öyle böyle bir mevzu değil. Beş duyu kifâyet etmiyor işte.

-alıntı-

6 Şubat 2013 Çarşamba

kayak mı :)

bu spor bende bağımlılık yaptı resmen :) fırsat buldukça gidiyoruz.
bence kayak %35 yetenek %50 çalışma %15 de cesaret işi (tek başına öğrenenler için;)
ilk gittiğimde yarım saatin içinde 20 kere düşmüşümdür 20 dakikası zaten kalkmaya çalışmakla geçti :P
2. kez adaşımla birlikte gittik bu sefer her şey kendiliğinden gelişti bi baktım ki kayıyorum :)
sonrasında ise slalomlar hoplamalar zıplamalar falan filan :P
şiddetle tavsiye edilir :)

























işte resimlerimiz

26 Aralık 2012 Çarşamba

tablet ve android modası

gelişen teknoloji ile tablet fiyatları da düştü çin malı falan ama çoğu iş görüyor 7" lik bir android tablet ile çoğu şeyi yapabiliyorsunuz artık. mesala ben bugün kendi laptopuma bağlanarak bir dosyayı inceleyebildim tabletimden :) bana kalırsa samsung bu tablet işinde on numara şu videodaki gibi profesyonel bi cihaza sahip olmak için çok fazla bekleyemedim ve ufak çaplı birşey aldım ama buna sahip olmam için de en fazla 6 ay beklemem gerekecek :)
bu arada aldığım tabletin markası da "ainol novo 7 mars" ucuz ve kaliteli bi cihaz almak isteyenlere tavsiyemdir. ( ucuz derken indirimdeyken. yoksa diğerlerine göre pahalı yani ;)

25 Kasım 2012 Pazar

Bırakın bu numaraları

kaç etkiliyordu vize final quiz ödev ? kaç aldın vizeden finalden? kaçıncı sınıfa gidiyorsun? kaç lira sizin harçlar? ne kadar kira ödüyosun? kaç kişi kalıyosunuz evde ? ne zaman bitiyo okul? bu sayılardan da sorulardan da kurtulmak için 6 ay kaldı (inşallah). Sonra başka sayılar gelecek ama önemli olan bu sayılara takılı kalmamak

18 Kasım 2012 Pazar

13 Kasım 2012 Salı

Enstrümantel 10 numara


Vizelere çalış(a)mama durumlarında girdiğimiz youtube da favoriler listemde gördüğüm an özlediğimi farkettim bu şarkıyı...

28 Eylül 2012 Cuma

üzüm pekmez

geçen hafta köyümüzdeydik. hem hasat hem de pekmez için gittik. pekmez yapımı çok zahmetli bir iş. toplamda yaklaşık 30 35 saatini alıyor insanın. suyunu çıkarması kaynatması vs. Biz ondan önceki hafta gidip toplamıştık üzümleri 1 hafta dinlendirdik depoda.

(babamla dedem)

 sonraki hafta diğer köydeki üzümleri toplayıp başladık pekmez yapmaya. üzümler çuvallara konulup çiğnendikten sonra önce derin bir kazanda pekmez toprağı ile kaynatılıyor. daha sonra toprak dibe çöktürülerek başka biz kazana aktarılıyor. bu işlemin yapılmasının sebebi üzüm suyundaki buruk tadın gitmesidir. daha sonra ocaktaki kazana konularak istenilen kıvama gelene kadar ( bir kazan ortalama 3.5 saat kadar) kaynatılır. ve tüketime hazır olur.
 hazırlıkları ilk hafta gittiğimizde yaptık. ilk işimiz, geçen sene pekmez yapımını bitirdikten sonra bozduğumuz ocağı tekrar yapmak oldu.
 Babam ocağın etrafına koymak için çamur karıyor.
 bu dede de ocağın sahibi kalite kontrol mühendisi mübarek:) biz yapıyoruz o kontrol edip düzeltme yapıyor. 
 malum üzüm çok olunca kazana ek yapmak gerekiyor kısa sürede yapabilmek için. burada da sac koyuyorlar daha fazla üzüm suyu alsın diye.
 burada bizim bağ ve bağdan köy manzarası
 panoramik köy resmi
 panoramik bağ
 annem pekmezi savururken(taşmasın diye) babam da ateşi çekiyor sanırım şu sıralar almaya yakındı.

işte bööyle bizim pekmez maceramız. yorucu oluyor ama kendi yaptığımız pekmezi yiyince ne yorgunluk kalıyor ne de başka birşey. 
Bağımızın kenarındaki ceviz ağaçlarında topladığım cevizleri de kurutup kışın üstüne serptin mi tadından yenmez. kış mevsiminde bile alev atar vücudun :) belki de kışın hasta olmamamın sebebi budur kim bilir..

18 Eylül 2012 Salı

sezon açılışı

uzun bir aradan sonra blogumda yazmaya devam edeceğim pazar pazartesi günü güzel olaylarla karşınızdayım   inşallah :)

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Ramazan

         Evet sokaklarda caddelerde gezerken kendini pek hissettirmeyen bir ramazandayız. Bu konuda konuşmak belki benim gibi dinini layıkıyla yaşayamayan birine düşmez ama bugün bu konudaki hissiyatımı sizinle paylaşmak istedim.
         Ramazan deyince haliyle oruç hakkında konuşacağız. Türkiyede inançlar ve inandığı gibi yaşama konusunda sanırım kimse sıkıntı çekmiyor zira her inancın ve ibadet alanlarının serbest olduğunu görüyoruz (kilisesinden havrasına cemevinden farklı mezheplerin camilerine kadar hepsi devletten onay alabiliyor). E dini vecibeleri yerine getirme konusunda da herkesin birbirine saygısı var ( en azından benim çevremde ve gördüğüm kadarıyla böyle). Kimse kimseye niye oruç tutmuyorsun namazını kılmıyorsun vs gibi şeyler söylemiyor. Yapanın yapmayana karşı saygısı ve anlayışı varken yapmayanın yapana karşı sorumlulukları olmaz mı? Oruç tutmayana her zaman saygım vardır hiç birini yargılamıyorum ki bana düşmez bu Allah (c.c) ile kul arasındadır. Ama tutmayan insanların da tutana karşı bir saygısı olması lazım diye düşünüyorum. "Oruç tutmuyorum ama tutan insanlara da zulüm etmeyeyim yiyeceğimi içeceğimi kıyıda köşede yiyeyim içeyim nefis bu oruçlu insanların canı çekebilir" diye düşünmez mi insan? Düşünmüyorlar işte. Şimdi "Sen orucunu tut, sonuçta bu da bir sınav" diyenler çıkabilir ben de o insanları gördüğüm zaman zaten bunu söylüyorum kendime. Ama herkesin bu sınavı geçmesi kolay olmuyor maalesef. Eski zamanlarda gayrimüslimler bile açıkta yemek yemiyorlarmış müslüman kardeşlerimizin canı istemesin diye. Müslümanın müslümana garezi var şimdilerde. Ben oruç tutmuyorum kimse bana karışamaz diyor içiyor suyunu, çayını, çorbasını. Tamam sana birşey diyen yok da bu yaptığın oruçlu insana zulüm olmaz mı?
        Başta da dediğim gibi ben dinini tam anlamıyla yaşayan birini olmayarak bana bunları yazdırıyorsa bu insanlar demek ki yaptığımızda bir yanlışlık var diye düşünüyorum. Yanlışım varsa düzeltin her türlü yoruma açığım yorumlarınızı isimsiz olarak yayınlayabilirsiniz. Ayrıca yanlışlarımı düzeltmeniz hoşuma gider. Her insanın yanlışlarını en yakın zamanda düzeltebilmesi dileğiyle hayırlı geceler..

4 Ağustos 2012 Cumartesi

kazanan Mertcan DURUCA

hediyimizin sahibi Mertcan DURUCA oldu ilgisinden ve ilginizden dolayı teşekkür ediyorum hediyemizi takdim ettikten sonra burada da sizinle paylaşacağız inşallah :) 


sürprizzzzzzzzzzz :)

bloğumun en alt kısmında bir sayaç var kimler farketti bilmiyorum ama işte o sayacı 1000 de yakalayan kişi print screen yapıp mail atarsa ona bi sürprizim olacak. bu olayı birinden gördüm merak ettim bakalım 1000. takipçim kim olacak :)

31 Temmuz 2012 Salı

yine güzel bir gün geçirdim toprağımda


pazar günü sırf iftar için köye gittik evdeki birkaç işi yaptıktan sonra yerimde duramadım tabi hemen oltamı alıp indim çayın kenarına. bahçeye suyu saldıktan sonra oltamızı da çaya attık.çok keyifli bir pazardı. 

 bağ evi ve dedemin kabakları, hıyarları, ayçiçekleri, mısırları ve daha sayamayacağım kadar çok olan ürünleri :) 
 dedim ya yukarıdaki bahçeye suyu salınca oltamızı da seben çayına attık. bu arada çocukluğumdan beri bu çayda balık tutarım hiç bir gölde, denizde bu kadar zevk almamışımdır balık tutarken. 
 beklemede :)
oradan geçen bir adam bu çaydan oltayla balık tutamacağımı hele ki ekmekle hiç tutamayacağımı söyledi ama bu iş biraz sabır biraz da usta işidir :) 

bu gece de bu kadar bu hafta yine yayladan manzaralarla bloğumda olacağım inşallah.  kendinize iyi bakın sağlıcakla kalın..

27 Temmuz 2012 Cuma

19 Temmuz 2012 Perşembe

kafa dinlemece

bu çarşamba günübirlik bi yayla turumuz oldu çok da güzel oldu :) nenemizin dedemizin elini öptükten sonra çayın kenarlarına doğru indik serin sulardan içtik. rakımı yüksek yerlerde çabuk yorulup acıkıyor insan eve dönüp yemek yedikten sonra evin önüne bahçeye inip meyveye sebzeye baktım öyle geçip gitti bir günüm daha...
 yolda durup topladığımız dağ çileklerinden bir tanesi

 çayın kenarından bi kare
 daha önce sera halindeki resmini koyduğum biberler

 bunlar da dağdan getirip bahçemize diktiğimiz çileklerden (bir ayda 3 kere çilek yeriz bunlardan )
 salata malzemelerimiz :) en sevdiğim kısımdır yayladayken hiç bir yemek olmasa dahi bahçeden domates biber soğan toplarım ve salata yapıp yerim ..

bu da göründüğü gibi kiraz ağacımız napolyonmuş filan hikaye bunun yanında. tamamen doğal:)

ramazandan sonra bi kamp yapmayı planlıyorum gelmek isteyenler mail yoluyla başvurabilirler :P 

kampta yapacaklarım :
balık tutmak
gece boyunca yakacağım ateş için odun toplamak 
mantar aramak
dağ çileği böğürtlen toplamak
hamak kurup kitap okumak
ızgarada balık 
semaverde çay
Daha ne olsun bi de sohbete arkadaş oldu mu tamamdır ;)

17 Temmuz 2012 Salı

akçakoca ereğli


geçtiğimiz cuma cumartesi günü güzel bi tatil yaptık sonunda. sıcaklardan bunaldık planımızı yaptık ve anında kaçtık :) çadırımızı her zamanki gibi yanımıza alarak tabii.. fotoğraf çekmeye pek fırsatım olmadı olanları koyuyorum. genel olarak gayet güzel bi tatildi deniz durgun ve sıcaktı. akçakocada biraz yosunluydu ama. ereğli her zamanki gibi favorimdir karadenizde. erdemir tesislerinde hizmet on numara :) deniz ilk 40 metrede boyu aşmıyor sevdiğim bir şeydir.(tabi sahilde iskele yoksa) çadırda kalmak da güzeldi akçakoca sahilinde gençler toplanmışlar gitar ve şarkılar eşiliğinde eğleniyorlar falan...yaz bitmeden bi tatil programım daha var inşallah gerçekleştirebilirim. ama bu sefer rotamız ege denizi olacak :)







google translate yanında halt etmiş bu adamların :) araştırmalarıma göre theair kelimesi mö 1000 yıllarından itibaren kullanılan  dillerin hiç birinde yok :P demgerous a filan hiç girmiyorum heralde dikkat çeksin diye böyle hatalı bi dil kullanmışlar çünkü turistin filan geldiği yok.


kuzenle birlikte akçakoca kalesinde